Ramazan ayında iftar sofralarını süsleyen şerbetli tatlılar, davet masalarının vazgeçilmezidir. Misafirler ve aileniz için hazırladığınız iftar sofralarını birbirinden özel şerbetli tatlılarla taçlandırabilirsiniz.
Kadayıf, baklava, tulumba, revani ve şekerpare gibi geleneksel lezzetler, iftar sonrası çay sofralarının vazgeçilmez lezzetleridir. Misafirliğe gidilen eve hediye olarak şerbetli tatlı alma geleneği de yine Ramazan ayına ve davetlere verilen önemin göstergesidir.
Antep fıstıklı, cevizli ve fındıklı seçenekleriyle farklı damak tatlarına hitap eden şerbetli tarifler, Anadolu ve Osmanlı saray mutfağı geleneğinin bugüne yansımasıdır. Farklı dokunuşlarla her bütçeye hitap eden şerbetli tatlılar, Ramazan ayı ve bayramların olmazsa olmaz lezzetleridir.
Büyük bir emek ile hazırlanması ve göreceli olarak maliyetli tarifler sayılması, şerbetli tatlıların özel günlerle bağdaşmasını sağlamıştır. Ramazan ayının önemini ve heyecanını sofralara taşıyan şerbetli tatlı kültürünü, yazımızda tüm detaylarıyla ele alıyoruz.
Türk mutfağının kültürel mirası şerbetli tatlılar, lezzeti ve çeşitliliği sebebi ile Ramazan sofralarının vazgeçilmezidir. Özellikle davet sofralarını süsleyen şerbetli tarifler, geçmişten bugüne popülerliğini devam ettirir. Baklava gibi birçok zahmetle hazırlanan tatlılar, Ramazan sofralarının değerini yansıtır.
Ramazan ayı ve bayramlarda sofraları özelleştiren şerbetli tatlılar, misafirlere ve Ramazan ayına verilen kıymeti simgeler. Antep fıstığı, ceviz ve fındık gibi ürünlerle lezzet kazanıp, birbirinden farklı tekniklerle özelleşen şerbetli tatlılar, Anadolu ve Osmanlı saray mutfağı kültürünün vazgeçilmezidir. Türk mutfağının gözdesi şerbetli tatlı çeşitlerini şu şekilde sıralayabiliriz:
Bayramın gelişini Ramazan sofralarıyla müjdeleyen şerbetli tatlılar, sosyal ve kültürel duyguları ortaya çıkarması sebebiyle de sevilir. Özel ve mutlu günleri kutlamak amacıyla emeği fazla ve maddi değeri yüksek şerbetli tatlılar ikram edilir. Kültürel değeri kadar lezzeti de iftar sofrasında şerbetli tatlıların tercih edilme sebebidir.
Şerbetli tatlıda kullanılan malzeme ne kadar kaliteli olursa lezzet ve doku da bir o kadar iyi olur. Düşük kaliteli malzemelerle hazırlanan şerbetli tatlılar, hoş olmayan görüntüsü ve bozuk aromasıyla dikkat çeker. Davet sofralarının ve Ramazan ayının vazgeçilmezi şerbetli tatlılar, en zaman taze ve en iyi malzemeler ile hazırlanır.
Kalitesi düşük bir şerbetli tatlının daha ilk ısırıktan kendini belli edeceğini ve yutarken güçlük çekileceğini söylemek mümkündür. Bunun sebebi kullanılan malzemelerin boğazda bıraktığı kötü aroma ve acımsı tattır.
Birinci sınıf kalitedeki malzeme ile hazırlanmış şerbetli tatlılar, taptaze ve parlak görünümüyle kendini belli eder. İftar masalarında tüm bakışları üstüne çeken kaliteli bir şerbetli tatlı, sofraların gözdesidir. Kaliteli malzeme ile hazırlanan şerbetli tatlıları diğerlerinden ayıran temel özellikleri birkaç başlıkta ele alabiliriz.
Taze ve birinci kalite malzemeler kullanılarak hazırlanan şerbetli tatlılar, çıtır çıtır ve altın sarısı görünüme sahiptir. Görünümü pürüzsüz ve parlak renkli şerbetli tatlıların, daha kaliteli olduğunu söylemek mümkündür.
Baklava ve kadayıf gibi ürünlerde üst yüzey çıtır ve kızarmış olmalıdır. Altın sarısını andıran ve parlaklığıyla dikkat çeken bu ürünlerin gereğinden az veya fazla şerbetli olmaması da önemli bir kriterdir.
Şekerpare ve tulumba tatlısı gibi tariflerde ise hamur dengesinin tam kıvamında tutulması gerekir. Hamurun tereyağı ve sadeyağ gibi kaliteli malzemelerden hazırlanması ilk kriterdir. Yine hamurlu tatlıların da altın sarısı rengine sahip olması ve fazla kızarmaması önemli bir kriterdir. Çok beyaz veya çok koyu renkli tatlıların ideal kalite ve kıvamda olduğu söylenemez.
Üstü çıtır, içi yumuşak bir kıvam, şekerpare, tulumba, lokma ve revani gibi tariflerin olmazsa olmazıdır. Pürüzsüz bir doku ve parlak görünüm, şerbetli tatlıda mutlaka bulunması gereken özelliklerdir. Kendini salmış, şerbet içinde yüzen ve dağılmaya başlayan tatlılar, lezzet ve kalite bakımından yetersizdir.
Şerbetli tatlıların damak tadı kadar koku duyularına da hitap etmesi gerekir. Tabağınıza gelen bir şerbetli tatlıdan, lezzet aroması yüksek ama rahatsız etmeyen kokular almak önemlidir. Tatlının içinde kullanılan fıstık, fındık ve ceviz gibi ürünlerin doğallığı ve tazeliği de koku ile kendini belli eder. Tatlıdaki lezzetlerin hoş bir raiha bırakması, tazelik ve kaliteyi öne çıkarır.
Glikoz ve mısır şurubu gibi zararlı maddelerin kullanımıyla hazırlanan şerbetli tatlılarda keskin bir şeker kokusu vardır. Bu koku genzi yakacak kadar etkili ve rahatsız edicidir. Şerbette pancar şekeri yerine ucuz ve kalitesiz sıvı tatlandırıcıların kullanıldığını bu kokudan anlayabilirsiniz. Daha çok kimyasalı andıran bu koku, pancar şekeri ile hazırlanmış tatlılarda bulunmaz.
Yüksek miktarda margarin veya farklı doymuş yağlar ile hazırlanan hamurlu tatlılar da rahatsız edici kokuya sahiptir. Bir tatlının taze ve kaliteli olup olmadığı, tereyağı ve sadeyağ kokusuyla anlaşılır. Rahatsız edecek kadar ekşi ve şekerlenmiş şerbet kokan tatlılar, kaliteli ve taze sayılmaz.
Margarin ve benzeri zararlı katı yağlar ile hazırlanan tatlılar, damakta istenmeyen bir doku oluşturur. Tadına bakıldığında da kendini belli eden bu detaylar, kaliteli tatlıyı diğerlerinden ayırma fırsatı sunar. Yapay ve ağır kokan şerbetli tatlılarda zararlı katkı maddelerinin de kullanılması söz konusudur. Ayrıca tatlıdaki rahatsız edici kokular, bayatlığın da habercisi sayılır.
Kaliteli bir şerbetli tatlıda, şeker miktarı oldukça dengeli şekilde ayarlanır. Yendiği zaman ağızda dağılan ve her ısırıkta hafifliği ile kendini belli eden tatlılarda, tamamen pancar şekerinden hazırlanmış şerbet kullanılır.
Hafif şerbeti ile çıtır çıtır bir dokuya sahip olan kaliteli tatlılar, boğazda ve midede yanma hissi bırakmaz. İlk ısırıkta genize kadar yanma hissi veren, kötü kokusuyla ağızda ve genizde istenmeyen bir yanma hissi oluşturan tatlılar, kalitesizdir.
Kokusunda rahatsız edici şeker aroması bulunmayan ve içi hamur olmayan şerbetli tatlıların kaliteli olduğunu söylemek mümkündür. Baklava ve kadayıf gibi katları önemli olan tariflerde şerbet her yüzeye işlemez. Bazı bölgelerin çıtırlığını koruması ve katların tek tek ayrılması önemlidir. Şeker ve şerbet oranı fazla olan tatlılarda hamurlaşma gözlemlenir.
Şerbetli tatlıya lezzetini ve kalitesini veren, kullanılan malzemelerdir. Un, şeker, nişasta, yağ, süt, fıstık ve ceviz gibi malzemelerin tamamı, birinci kalite ürünlerden seçilmelidir. Tatlıda kullanılan malzemeler, elde edilen ürünün kalitesini doğrudan etkiler. Maliyeti düşürmek amacıyla ikinci ve üçüncü sınıf ürünleri tercih edip hamura katkı maddeleri eklemek, şerbetli tatlının kalitesini tamamen bozar. Bir tatlıda kullanılan malzemenin kalitesini; görüntü, koku ve lezzet kriterlerini değerlendirerek ayırt edebilirsiniz.
Şerbetli tatlıların günlük hazırlanması ve her zaman taze ürünlerin satışa sunulması gerekir. Birkaç gün boyunca satışı yapılan şerbetli tatlıların tüm lezzetini kaybettiğini ve sağlık açısından risk taşıdığını söylemek mümkündür. Tatlıların tazeliği, görüntüsü ve çıtırtısı ile kendini belli eder. Kendini salmış, pörsümüş ve şerbetin içinde kaybolmuş tatlılar, bayatlamanın sinyallerini verir.
Kesildiğinde hiç dağılmadan dilimlenen ve çıtır çıtır bir ses çıkaran şerbetli tatlının taze olduğu söylenebilir. Ancak kesin karar vermek için tadına bakmak ve aynı çıtırtının ağız içinde hissedilip hissedilmediğini anlamak gerekir. Her ısırıkta çıtırlığını koruyan ve ağızda lokum gibi dağılan bir tatlı, kaliteli ve tazedir.
Ramazan ayının vazgeçilmezi şerbetli tatlılar arasında en sevilen iki tarifi sizlerle paylaşıyoruz. Yapımı pratik ve lezzeti yüksek bu tariflerin oldukça bereketli olduğunu da söylemek mümkündür. Az malzeme ile hazırlanıp kısa sürede servis edilebilecek bu tariflerin başında revani ve şekerpare gelir.
Sevdiklerinize ellerinizle şerbetli tatlı hazırlayıp iftar sofralarına zenginlik katmak isterseniz tariflerimizi incelemeniz yeterlidir. Tam tutan ve tüm püf noktalarıyla sunduğumuz bu tariflerde dikkat etmeniz gereken her detayı sizlerle paylaşıyoruz.
Yoğurması ve şekillendirmesi sadece 5 dakika süren şekerpare tarifini evinizde kolayca hazırlayabilirsiniz. Tam kıvamında lokum gibi dağılan ve şerbetini ideal şekilde çeken şekerparelerin pişirmesi sadece 30 dakikadır. Ortalama 6-8 kişinin doya doya yiyebileceği kadar bereketli bir tarif olan şekerpare için gerekli malzemeler ve yapım aşamaları aşağıda mevcuttur.
Şekerpare için Gerekli Malzemeler:
Şerbet için Gereken Malzemeler:
Şekerpare Tarifinin Hazırlanışı:
Geleneksel mutfağın popüler tatlılarından olan revani, irmik ve şerbetin lezzetli bir uyum yakaladığı bereketli bir tariftir. Az malzemeyle lezzetli ve bereketli bir tatlı hazırlamak isteyenlerin ilk tercihleri arasında revani tarifi yer alır.
Tek ölçüyle 6-8 kişilik büyük porsiyonların elde edildiği bu tarifi, 20 dakikada hazırlayıp 35 dakikada pişirebilirsiniz. Lezzetli ve tam kıvamında bir revani pişirmek için gerekli malzemeler ve pişirme aşamaları aşağıda tüm detaylarıyla mevcuttur:
Revani için Gerekli Malzemeler:
Şerbet Ölçüleri:
Revani Yapım Aşamaları ve Püf Noktaları:
Şerbetli tatlıların serin ve kuru bir ortamda hava almadan saklanması gerekir. Hamur ve şerbetin buluştuğu bu tarifler, nemli ortamda bakteri üretmeye başlar. Bu sebeple hava almayan cam bir kap içerisinde muhafaza edilen şerbetli tatlının oda sıcaklığında tutulması tavsiye edilir.
Ancak ortam sıcaklığının 30 derecenin üzerine çıkması ve nemli olması durumunda tatlıyı buzdolabında saklamak daha uygundur. Buzdolabındaki diğer ürünlerin kokusunun şerbetli tatlıların üzerine sinmesini engellemek açısından hava almayan bir kutuda saklanması daha uygundur.