Ramazan Sofralarının Vazgeçilmezi: İftarı Açan Çorbalar

Türk mutfağının olmazsa olmazı çorba tarifleri, Ramazan ayında sofraları taçlandırır. Sebzeli ve bol bakliyatlı içerikleriyle her damak tadına hitap eden çorbalar, iftar sofrasının gözde başlangıcıdır. Sıcak ve soğuk seçenekleriyle iftarda severek tüketilen çorbalar, uzun süre aç ve susuz kalan midenin kendini toparlamasına yardımcı olur. Mideye çok fazla yüklenmeden besleyici ve hafif bir çorba ile iftarı açmak kan şekerini de düzenler.

Türk mutfağında Anadolu lezzetlerinin esintisiyle özelleşen sayısız çorba tarifi bulunur. Osmanlı saray mutfağından gelen dokunuşlarla da özelleşen çorbalar, her sofrada yer verilmesi gereken önemli bir başlangıçtır. Doyurucu ve besleyici içeriğiyle midenin ihtiyacı olan dengeyi sağlayan çorbalar, iftarda daha yavaş ve kontrollü şekilde yemek yenmesini sağlar.

Gün boyu oruçlu geçirilen zamanda hafifleyen midenin sindirime hazırlanmasını sağlayan çorbalar, ana yemekten önce tüketilmesi gereken lezzetlerdir. Sahur sofralarında hafif öğünler tüketmek isteyenlerin de vazgeçilmezi sayılan çorba tarifleri, et suyu ve tavuk gibi sayısız lezzetle özelleştirilir. Türk mutfağının ve Ramazan sofralarının gözdesi çorba tariflerini, yazımızda tüm özellikleriyle ele alıyoruz.

Ramazan Ayında Çorba Neden Bu Kadar Önemlidir?

Oruçlu geçen sürenin ardından mideyi yormamak açısından iftar yemeğine çorba ile hafif bir başlangıç yapılır. Ramazan ayında daha da önem kazanan çorbalar, gün boyu susuz kalan vücudun sıvı ihtiyacını da destekler.

Ana yemeklerin genellikle yağlı ve bol protein ağırlıklı olması sebebiyle iftarda mideye haddinden fazla yük biner. Gün boyu oruçla geçen sürede yeme isteğinin artması ve bir hevesle tüm yiyeceklerin tüketilmek istenmesi gibi durumlarda mide gereğinden fazla yorulur. Tüm bu sıkıntıların önüne geçmek için iftarda ilk önce çorba tüketilir.

Sahurda ana yemek tüketemeyen ancak gün içinde de halsizlik yaşayan kişiler, besleyici içeriğiyle vücudu destekleyen çorbaları tercih edebilirler. Sebze, tavuk ve et suyu gibi besleyici içeriklerle desteklenen bakliyat çorbaları, bağışıklık sistemini güçlendirip vücudu dinç tutar. Gün içinde halsizlik yaşamamak adına sahur sofralarında sıcak ve soğuk çorba tariflerine sık sık yer verilir.

Davet sofralarının da olmazsa olmaz başlangıcı sayılan çorbalar, birbirinden farklı lezzet ve dokuya sahiptir. Her davet masasında lezzetli bir menünün ilk adımı olan çorba, iftar sofralarında da mutlaka yerini alır. Yüksük çorbasından analı kızlıya, mercimek çorbasından arabaşı tarifine kadar sayısız seçeneği bulunan çorbalar, ana yemek kadar kıymet görür.

Her yörede farklı bir dokunuşla lezzet kazanan çorba tarifleri, kemik suyu ve tavuk suyu kullanılarak daha besleyici hâle getirilir. Ramazan ayında bünyeyi destekleyip mideyi korumak için çorba tüketimine özen gösterilir.

Ramazan Sofralarında En Çok Tercih Edilen Çorbalar

Ramazan ayında bakliyat ve sebze içeren çorbalar, sık sık tercih edilir. Bunun yanı sıra terbiyeli çorba tariflerinin her sofrada severek tüketildiğini söylemek mümkündür. Ayrıca bağışıklık sistemini destekleyen tarhana çorbası da fermente içeriğiyle en sık tüketilen lezzetlerin başında gelir.

İftar öncesinde birkaç basit işlemle hızla hazırlayabileceğiniz çorbalar, sofralarınıza zenginlik katar. Ramazan ayında severek tüketilen çorbalara birkaç örnek verip, tarifleri tüm detaylarıyla ele alabiliriz.

Geleneksel Lezzetiyle Tarhana Çorbası Tarifi

Anadolu sofralarının olmazsa olmaz lezzeti tarhana, Ramazan ayında da en sık tüketilen çorbaların başında gelir. Fermantasyon sürecinden geçip yüksek miktarda probiyotik içeren tarhana, her an pişmeye hazır çorba harcıdır.

Mevsiminde toplanmış taptaze sarımsak, domates ve biber gibi ürünlerin kullanımıyla hazırlanan tarhana harcı, doğal yoğurt ve un gibi malzemelerle birleştirilip mayalanmaya bırakılır.

Kendi kendine fermente olup ekşi aromalı bir lezzete bürünen tarhana, yöreden yöreye çok farklı versiyonlarıyla karşımıza çıkar. Hazırlığı sadece 5 dakika süren ve 20 dakikalık kaynatmanın ardından servis edilebilen tarhana çorbası için gerekli malzemeler ve pişirme aşamaları şu şekildedir:

Tarhana Çorbası için Gerekli Malzemeler:

  • 3 yemek kaşığı unlu ev tarhanası
  • 1 dolu yemek kaşığı kuru nane
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı veya sıvı yağ
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 6 su bardağı soğuk su
  • 1 çay kaşığı Kırmızı pul biber
  • 1 çay kaşığı Toz biber
  •  ½ çay kaşığı Karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz

Tarhana Çorbası Yapım Aşamaları:

  • İlk aşamada tarhana ayrı bir kasede 1 bardak sıcak su ile karıştırılır. Topaklanma geçene kadar çırpılan karışımın sıvı hamur kıvamına gelmesi sağlanır. Tarhananın sıcak suda çözünmesi için ortalama 5 dakika beklenmesi yeterlidir.
  • Tarhana suda yumuşarken tencereye yağ ve baharatlar ilave edilir. Yağ kızdıktan sonra salçalar da eklenip kavrulur. Salçanın kokusu çıktıktan sonra suda yumuşatılan tarhana, tencereye alınır. Salça ve tarhananın topaklanmadan kıvam alması için çırpıcı ile karıştırılır.
  • Geriye kalan 5 su bardağı ılık su, yavaş yavaş tencereye eklenir. Su ve tarhananın özleşmesi için çırpma teliyle karıştırılır.
  • Suyu kaynayan çorbanın altı kısılır ve 5 dakika boyunca kendi kendine fokurdayıp kıvam kazanması sağlanır. Kıvamı koyulaşan tarhana çorbası, ocaktan alınarak limon eşliğinde servis edilir.

Hafif ve Ferahlatıcı Yayla Çorbası Tarifi

Hem sıcak hem soğuk şekilde tüketilen yayla çorbası, yaz ve kış aylarının gözde tarifleri arasındadır. Yoğurttan gelen ferahlık ve doyuruculuk, çeşitli bakliyatlar ile birleşerek zengin bir öğün hâline gelir.

Türk mutfağında sevilerek tüketilen ve her yörede farklı bir dokunuşla lezzet kazanan yayla çorbası, düğün çorbası adıyla da bilinir. Pirinç ve yarma ile farklı versiyonlarının öne çıktığı bu lezzet, 15 dakika gibi kısa bir sürede hazırlanır. 1 porsiyonu sadece 177 kalori olan yayla çorbası tarifini aşağıda tüm detaylarıyla bulabilirsiniz:

Yayla Çorbası için Gerekli Malzemeler:

  • 1 Türk kahvesi fincanı pirinç
  • 7 bardak soğuk su
  • 1 su bardağı katı yoğurt
  • 1 adet oda sıcaklığına gelmiş yumurta
  • 2 yemek kaşığı un
  • 3 yemek kaşığı sıvı yağ veya zeytinyağ
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı kuru nane

Yayla Çorbasının Hazırlanışı:

  • Derin bir tencereye pirinç, yağ, tuz ve 6 su bardağı su ilave edilir. Pirinçler yumuşayana kadar orta ateşte kaynatılır.
  • Yoğurt, yumurta, un ve 1 su bardağı su, ayrı bir kasede çırpılır. Yoğurt ve yumurtanın ayırt edilemeyecek kadar karışması ve un topağı kalmaması önemlidir.
  • Kaynayan pirincin suyundan kepçe ile alınıp yoğurtlu karışıma çok yavaş şekilde ilave edilir. Kaynar su, yoğurtlu karışımın üzerine eklenirken çırpıcı yardımıyla hızlı hızlı karıştırmak gerekir. Bu işlem, yoğurdun sıcak suda kesilmesini engellemek amacıyla yapılır. Kaynar suyun üzerine bir anda eklenen soğuk yoğurt kesilir ve çökelek kıvamında tortular meydana gelir.
  • Sıcak su ile ısısı dengelenen yoğurtlu karışım, tencereye yavaşça ilave edilir. Yoğurdu dökerken çırpıcı ile hiç durmadan karıştırmaya devam etmek önemlidir.
  • Yoğurtlu karışım, kaynar suda içinde homojen şekilde dağılıp çorbanın kıvamı yoğunlaşana kadar yavaş yavaş çırpmaya devam edilir. Çorba kaynamaya başladıktan sonra tencerenin altı kısılır. En düşük ateşte 10-15 dakika boyunca ara ara karıştırarak kaynaması sağlanır.
  • Çorbaya lezzet ve renk kazandırmak için küçük bir sos tenceresinde yağ ve nane kızartılır. Tereyağı erirken üzerine 1 yemek kaşığı kuru nane eklenir. Tereyağı eriyip fokurdarken nanenin aromasını ve rengini ortaya çıkarır.
  • 15 dakika boyunca kaynayıp kıvam kazanan çorbanın altı kapatılır. Servis için kaselere bölünen sıcak çorbanın üzerine 1 yemek kaşığı naneli yağ gezdirilir. Beyaz çorbaya yemyeşil bir dokunuşla süsleyen bu uygulama, sunumu güzelleştirir. Artan sos ise tencereye ilave edilip karıştırılır.

Yayla çorbasını sıcak ve soğuk olarak servis edebilirsiniz. Soğuk tüketilecek tariflerde naneli sosu zeytinyağı ile hazırlamak daha uygundur. Bu sayede çorbada donmuş tereyağ aroması hissedilmez.

Ramazan Sofralarının Vazgeçilmezi Mercimek Çorbası Tarifi

Ramazan ayında, her sofrada yerini alan mercimek çorbası, oldukça bereketli bir tariftir. Kış aylarında sıcacık bir lezzet arayanların ilk tercihleri arasında mercimek çorbası bulunur. Süzme mercimeğin kadifemsi dokusu, iftar sofralarına zenginlik katar.

Kırmızı mercimek ile hazırlanan bu çorba, sebzeli veya sade şekilde tercih edilebilir. Ortalama 6-8 kişinin doya doya içebileceği kadar bereketli bir tarif olan mercimek çorbası, 15 dakikalık hazırlığın ardından 30 dakikada pişer. Kalorisi düşük, besleyici ve lezzetli tarif arayanların vazgeçilmezi mercimek çorbasının yapım aşamaları, aşağıdaki gibidir:

Mercimek Çorbası için Gereken Malzemeler:

  • • 2 su bardağı kırmızı mercimek
  • • 1 adet büyük boy kuru soğan
  • • 2 yemek dolu yemek kaşığı un
  • • 1 adet büyük boy havuç
  • • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • • 1 tatlı kaşığı tuz
  • • ½ çay kaşığı karabiber
  • • 1 çay kaşığı kimyon
  • • 2 litre kaynar su
  • • 5 yemek kaşığı sıvı yağ / zeytinyağı

Sos Malzemeleri:

  • • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • • 1 tatlı kaşığı kuru nane (İsteğe Bağlı)
  • • 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber

Mercimek Çorbasının Hazırlanışı:

  • • Soğanlar yemeklik boyutta doğranır ve sıvı yağ ile tencerede kavrulur. Pembeleşen soğanların üzerine un eklenir ve kokusu çıkana kadar kısık ateşte kavurmaya devam edilir.
  • • Kavrulan unun üzerine salça ilave edilip 1-2 dakika daha kavurmaya devam edilir. Küçük parçalara bölünmüş havuç ve yıkanıp suyu tamamen süzülen mercimekler de tencereye alınır.
  • • Tüm lezzetlerin birbirine geçmesi için mercimekler bir tur karıştırılır ve üzerine sıcak su ilave edilir. Tencerenin ağzı açık bırakılarak orta ateşte kaynatılır.
  • • Mercimeğin köpürüp taşmaması için kaynatma aşamasında kapak kullanılmaz. Çorba bir taşım kaynadıktan sonra tencerenin altı kısılır ve düşük ateşte mercimeklerin tamamen pişmesi beklenir.
  • • Pişerken dibine yapışmaması için çorbanın ara ara karıştırılması ve kontrolü şekilde kaynamaya devam etmesi önemlidir. Havuç ve mercimek tamamen yumuşayana kadar bu işlem tekrarlanır.
  • • Mercimeğin gaz yapmaması için suyun yüzeyine çıkan beyaz köpükler kaşıkla toplanır.
  • • Tüm malzemeler yumuşadıktan sonra tencerenin altı kapatılır ve ilk sıcağı çıkan çorba el blenderi ile çekilir. Çorbada hiçbir tane kalmayana dek blender ile çekme işlemine devam edilir. Evinde blender bulunmayanlar, bu aşamada tel süzgeç kullanıp çorbanın pürüzsüzleşmesini sağlayabilirler.
  • • Çorbanın kıvamı ayarlandıktan sonra tuz ve diğer baharatlar ilave edilir. Damak tadına göre baharat oranını değiştirebilirsiniz.
  • • Blenderdan çekilen çorbanın kıvam kazanması için 5 dakika daha kısık ateşte fokurdaması beklenir. Çorba piştikten sonra kıvamı çok koyu olursa, kontrollü şekilde sıcak su ekleyerek yoğunluğunu ayarlayabilirsiniz. Su ilave edilen mercimek çorbasının tekrar bir taşım kaynaması gerektiğini unutmamalısınız.
  • • Sos tenceresine alınan 2 yemek kaşığı tereyağı, toz kırmızı biber ve nane karışımı, kokusu çıkana kadar kısık ateşte pişirilir. Baharatlar rengini verdikten ve yağ köpürdükten sonra tencerenin altı kapatılır.
  • • Servis kaselerine alınan çorbanın üzerine 1 yemek kaşığı kadar tereyağlı sos gezdirerek sunumu güzelleştirebilirsiniz. Bu aşamada tereyağlı sosun ve çorbanın sıcak olması önemlidir. Kalan sosu da tencereye ilave ederek karıştırabilirsiniz. Afiyet olsun.

Ramazan’da Çorba Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Ramazan ayında hazırlanan çorba tariflerinde hafiflik ve doyuruculuk gibi kriterler göz önüne alınmalıdır. Aşırı yağlı ve salçalı tarifler, iftar ve sahur sonrasında mide sorunlarına yol açabilir. Ayrıca hamur oranı fazla olan çorba tarifleri de uzun süre boş kalan midede şişkinliğe sebep olabilir. Gün boyu oruçla geçirilen sürenin ardından iftarda hafif bir başlangıç yapılmasını sağlayan çorba tariflerinde doyuruculuk ve besleyicilik kadar hafiflik de ilk kriter olmalıdır.

Farklı aromalarla kendi lezzetini yakalayan çorba tariflerinde baharat miktarı kontrollü şekilde ayarlanır. Midenin yavaş yavaş yemeğe alıştırılması gereken iftar anlarında aşırı baharatlı çorbaları tüketmek doğru değildir. Ferahlatıcı etkisi bulunan kekik ve nane gibi baharatlara öncelik verip acıdan olabildiğince uzak durmak da önerilen yöntemler arasındadır.

Mercimek, bulgur, pirinç, ve farklı bakliyat çeşitleri ile zenginleşen çorbalarda besleyicilik ve doyuruculuk dengesi dikkate alınır. Bakliyatların sahip olduğu protein, karbonhidrat ve lif içeriği, çorbaların doyuruculuğunu artırır.

İftar sofrasında bakliyat ve tahıl içeriği yönünden zengin bir çorbayla başlanması ardı sıra gelen yemeklerin daha az tüketilmesini sağlar. Bu sayede iftar anında gereğinden fazla yemek yenmez ve mide çok fazla yorulmaz.

Çorbaların içinde ne kadar bakliyat ve sebze türüne yer verilirse tokluk hissi bir o kadar artar. Sahurda besleyici ve zengin bir bakliyat çorbasını tüketerek midenin daha uzun süre tokluk hissetmesini sağlayabilirsiniz.

Kemik suyu, sarımsak, soğan ve tavuk suyu gibi malzemelerle zenginleşen çorba tarifleri, Ramazan ayında sağlıklı ve doyurucu porsiyonlar tüketmenizi sağlar. Hazır çorba seçeneklerinde ise yine doğal içerikli ve ev yemeği usulü ile pişen ürünleri tercih etmek önemlidir.

Katkı maddeleri ile hazırlanmış yapay çorbalar yerine ev yemeği lezzetiyle taze taze hazırlanıp paketlenen Yayla hazır çorba seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. İçinde herhangi bir katkı maddesi ve yapay içerik bulunmayan Yayla hazır çorbalar, iftar ve sahur sofralarında hızla tüketebileceğiniz kurtarıcı ürünlerdir.

Dikkatinizi Çekecek Diğer İçeriklerimiz:

  1. Soğuk Çorba Çeşitleri
  2. Bakliyat Pişirme Yöntemleri: Haşlama ve Düdüklü Farkları