Sütlü Ramazan tatlıları; güllaç, kazandibi, sütlaç ve muhallebi gibi lezzetlerden oluşur. İftar sonrasında tatlı yeme isteğinin artması ile sütlü tarifler sofralarda yerini alır. Serinletici ve hafif lezzetiyle bilinen sütlü tarifler, şerbetli tatlılardan hafif seçeneklerdir. Hamur ve şerbet yerine süt ile zenginleşen ve akışkan kıvamıyla sindirimi kolaylaştıran sütlü tatlı tarifleri, her damak tadına hitap eder.
Ramazan ayının simgesi hâline gelen güllaç, en hafif sütlü tatlı örneğidir. Kağıt kadar ince hazırlanmış nişasta yufkalarının sütle ıslatılması sonucu elde edilen güllaç, oldukça hafif ve lezzetli bir tatlıdır.
İftar sofrasının olmazsa olmazları arasında yerini alan bu tarifi lezzetlendirmek için gül suyu ve fıstık gibi lezzetler kullanılır. Ramazan ayı ile özleşen güllaç tarifi, yumuşak dokusu ve kadife gibi kıvamıyla iftar sonrasında tüketilebilen en hafif tatlıların başında gelir.
Ramazan ayında günlerin büyük bir bölümü oruçla geçtiğinden iftar sonrası, hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine daha hafif yapıdaki sütlü tarifler tercih edilir. Sahurdan iftara kadar geçen zaman diliminde vücut susuz kalır.
İftar anında veya yemekten hemen sonra şerbetli tatlıları tüketmek mideye ağırlık yapar. Ertesi gün susuzluk hissinin katlanarak artmasına sebep olabilen şerbetli ve hamurlu tariflerin glisemik indeksi de yüksektir. Hamur ve şerbetin bir araya geldiği tatlılarda şeker oranı daha fazladır.
İftar sonrasında bu tür ağır tatlılar tüketilirse mideye fazladan yük biner. Geç saatlerde şerbetli tatlıları tüketmek kan şekerinin hızla yükselip düşmesine ve insülin direnci gelişimine yol açabilir. Bu sebeple Ramazan ayında genellikle sütlü tatlılar tercih edilir.
İftardan 2 saat sonra 1 porsiyon sütlü tatlı tüketmek vücudun şeker ihtiyacı için yeterlidir. Orucun tatlı ile açılması da sağlıklı bir seçenektir. Ayrıca iftarı ilk önce tatlı bir şey ile açmak sünnettir. Bu sebeple iftarı hurma ile açmak bir gelenek hâline gelmiştir.
Ramazan tatlıları sütlü tarifler arasında öne çıkan iki lezzet, güllaç ve sütlaçtır. Bunun yanı sıra kazandibi, muhallebi, sütlü aşure, sütlü baklava, sütlü kadayıf ve sütlü irmik helvası gibi lezzetler de geleneksel Ramazan tatlıları olarak sofralarda yerini alır. Anadolu ve Osmanlı mutfak kültürünün zenginliğini her açıdan simgeleyen tatlı tarifleri hafifliği ve dengeli yapısı ile dikkat çeker. Süt ve şekerin dengeli bir lezzet sağladığı Ramazan tatlı tarifleri, yüzyıllardır süregelen bir geleneğin ürünüdür.
Her defasında üzerine yeni bir yorum katılarak günümüzdeki hâlini alan sütlü tatlılar, yokluğun getirdiği mucizevi buluşlardır. Süt ve tatlandırıcı bir ürünün yan yana kullanılması kadar ürünlerin israf olmaması için tatlıya dönüştürülmesi de bu tariflerin önemini artırır. Sütlaç ve güllaç gibi geleneksel sütlü tatlılar, pirinç ve yufka gibi malzemelerin israf olmasını önlemek amacıyla keşfedilmiş tariflerdir.
Her zaman en az malzemeyle en bereketli lezzetleri ortaya çıkarmayı hedefleyen Anadolu mutfak kültürü, tatlılarında da bu irfanı devam ettirmiştir. Ramazan ayının en sevilen iki tatlısı güllaç ve sütlaç tariflerini tüm detayları ve püf noktalarıyla aşağıda bulabilirsiniz.
Ramazan ayının habercisi ve simgesi sayılan lezzetlerin başında, güllaç tatlısı yer alır. Hafifliği ve ipeksi dokusuyla her damak tadına hitap eden güllaç, bol sütlü şerbetiyle bilinir. İncecik güllaç yufkalarının sütle ıslatılması sonucu elde edilen bu tatlı, birkaç temel malzeme ile hazırlanır. Bereketli ve düşük maliyetli bir tarif olması güllaç lezzetinin her sofrada kendine yer bulmasını sağlar.

Verdiğimiz tarifle 8-10 kişilik, bir tepsi güllaç hazırlayabilirsiniz. Porsiyonları büyük tutmak isterseniz 6 kişinin doya doya yiyeceği kadar bereketli bir tarif olduğunu söylemek mümkündür. Ortalama 20 dakikada hazırlanan güllaç tatlısı, birkaç saat buzdolabında dinlendikten sonra servise hazırdır. Küçük dokunuşlarla lezzet kazanan güllaç tarifi için gerekli malzemeler ve hazırlık aşamaları aşağıdaki gibidir:
Güllaç Tarifi için Gerekli Malzemeler:
Üzerini Süslemek için:
Güllaç Tarifinin Hazırlanışı:
İpeksi kıvamı ve yumuşacık dokusuyla yediden yetmişe herkesin sevdiği fırın sütlaç, Ramazan sofralarının da vazgeçilmez tatlısıdır. Hafif ve serinletici sütlü tatlıların gözdesi bu tarif, düşük kalorili ve doyurucu olmasıyla bilinir. Kökeni Osmanlı mutfağına kadar uzanan sütlaç tarifinin her yörede farklı bir versiyonu ile karşılaşmak mümkündür.

Sunumu, karamelize olmuş yüzeyi ve süslemesiyle Ramazan sofralarında göz dolduran fırın sütlaç tarifini tüm püf noktalarıyla paylaşıyoruz. Tercih ettiğiniz porsiyonların boyutuna göre 4-6 kişi için ideal olan fırın sütlaç tarifi için gerekli malzemeler ve yapım aşamaları aşağıda mevcuttur.
Fırın Sütlaç için Gerekli Malzemeler:
Fırın Sütlaç Yapımı:
Yukarıda verdiğimiz sütlaç tarifini fırında kızartmadan da porsiyonlamanız mümkündür. Kaynayıp ilk sıcağı çıkan sütlaç karışımı, istenen boyutlarda kaselere pay edilerek soğutulur. Üzeri beyaz kalan sütlaçlar, buzdolabında dinlendikten sonra tarçın ve fındıkla süslenerek servis edilir.
İftardan sonra tüketilecek sütlü tatlıların çok büyük porsiyonlu olmamasına dikkat edilmesi gerekir. Gün boyu aç ve susuz kalan mide, iftar sonrası hızlı bir çalışma temposuna girer. Özellikle iftar saatinde aceleci davranıp çok fazla yemek, mideye ekstra yük binmesine ve kan şekeri dengesinin bozulmasına sebep olur.
Bu sebeple Ramazan ayında şerbetli ve hamur ağırlıklı tatlılar yerine, sütlü tarifleri tercih edilmesi tavsiye edilir. Çok şekerli ve yağlı ürünler yerine lezzetini süt ve diğer hafif malzemelerden alan tarifler, sindirim kolaylığı açısından faydalıdır. İftardan hemen sonra tatlıya geçmek hem mideyi hem de kan şekeri dengesini yorar. Bu sebeple yemekten 1-2 saat sonra tatlıya geçmek veya orucu tatlıyla açmak daha sağlıklıdır. İftarda çok çeşitli yemeklerin tüketilmesi ve hemen tatlıya geçilmesi insülin direncini tetikler.
Güllaç, sütlü aşure, sütlaç ve muhallebi gibi sade ve kalorisi düşük tatlılar, Ramazan sofraları için idealdir. Muhallebi kullanılarak çok sayıda tatlı tarifi hazırlayabilirsiniz. Saray sarması, lokmalık tatlılar veya kazandibi gibi sayısız tarif, sütlü tatlılara örnektir. Geleneksel tatlılardan devam edenler ise güllaç ve sütlaç tariflerine öncelik verebilirler.
İftar sonrasında hemen gelen tatlı krizini olabildiğince ertelemek ve bastırmak gerekir. İftarı hurma ile açmak tatlı krizini büyük oranda azaltır ve midenin dinlenmesi için gerekli zaman dilimini oluşturur. Ayrıca bol miktarda su tüketimi de kan şekerini dengeleyen ve tatlı yeme isteğini azaltan bir girişimdir. Gün boyu susuz kalan vücut, şeker isteğiyle bu açığa geçici bir çözüm bulmak ister.
Yemekle beraber veya hemen ardından tatlı tüketmek yerine 1-2 saat dinlenip tatlıya geçmek isteği minimuma düşürür. Böylece daha fazla tatlı tüketmek yerine tavsiye edilen miktarla şeker isteğini bastırabilirsiniz. 1 porsiyondan fazla sütlü tatlı tüketimi de Ramazan ayında kan şekeri dengesini bozabilir. 1 porsiyonunda 285 kalori bulunan sütlaç, günlük tatlı ihtiyacını karşılamak için yeterli bir seçenektir.
Daha yüksek kalorili tarifler yerine pirinç ve sütün birleşimiyle doygunluk hissini devam ettiren hafif tarifleri tercih edebilirsiniz. Sütlü tatlıları sıcak sıcak tüketmek de lezzet alma hissini bastırır ve daha fazla porsiyon yenmesine yol açar. Bu nedenle sütlü tatlıları buzdolabında dinlendirdikten sonra tüketmek hem lezzet hem de kalori dengesi bakımından daha faydalıdır.
Dikkatinizi Çekecek Diğer Tatlı Tariflerimiz: