Sütlü Ramazan Tatlıları Nelerdir? En Çok Tercih Edilenler

Sütlü Ramazan tatlıları; güllaç, kazandibi, sütlaç ve muhallebi gibi lezzetlerden oluşur. İftar sonrasında tatlı yeme isteğinin artması ile sütlü tarifler sofralarda yerini alır. Serinletici ve hafif lezzetiyle bilinen sütlü tarifler, şerbetli tatlılardan hafif seçeneklerdir. Hamur ve şerbet yerine süt ile zenginleşen ve akışkan kıvamıyla sindirimi kolaylaştıran sütlü tatlı tarifleri, her damak tadına hitap eder.

Ramazan ayının simgesi hâline gelen güllaç, en hafif sütlü tatlı örneğidir. Kağıt kadar ince hazırlanmış nişasta yufkalarının sütle ıslatılması sonucu elde edilen güllaç, oldukça hafif ve lezzetli bir tatlıdır.

İftar sofrasının olmazsa olmazları arasında yerini alan bu tarifi lezzetlendirmek için gül suyu ve fıstık gibi lezzetler kullanılır. Ramazan ayı ile özleşen güllaç tarifi, yumuşak dokusu ve kadife gibi kıvamıyla iftar sonrasında tüketilebilen en hafif tatlıların başında gelir.

Ramazan Ayında Sütlü Tatlılar Neden Daha Çok Tercih Edilir?

Ramazan ayında günlerin büyük bir bölümü oruçla geçtiğinden iftar sonrası, hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine daha hafif yapıdaki sütlü tarifler tercih edilir. Sahurdan iftara kadar geçen zaman diliminde vücut susuz kalır.

İftar anında veya yemekten hemen sonra şerbetli tatlıları tüketmek mideye ağırlık yapar. Ertesi gün susuzluk hissinin katlanarak artmasına sebep olabilen şerbetli ve hamurlu tariflerin glisemik indeksi de yüksektir. Hamur ve şerbetin bir araya geldiği tatlılarda şeker oranı daha fazladır.

İftar sonrasında bu tür ağır tatlılar tüketilirse mideye fazladan yük biner. Geç saatlerde şerbetli tatlıları tüketmek kan şekerinin hızla yükselip düşmesine ve insülin direnci gelişimine yol açabilir. Bu sebeple Ramazan ayında genellikle sütlü tatlılar tercih edilir.

İftardan 2 saat sonra 1 porsiyon sütlü tatlı tüketmek vücudun şeker ihtiyacı için yeterlidir. Orucun tatlı ile açılması da sağlıklı bir seçenektir. Ayrıca iftarı ilk önce tatlı bir şey ile açmak sünnettir. Bu sebeple iftarı hurma ile açmak bir gelenek hâline gelmiştir.

Ramazan Tatlıları Sütlü Listesinde En Çok Yapılanlar

Ramazan tatlıları sütlü tarifler arasında öne çıkan iki lezzet, güllaç ve sütlaçtır. Bunun yanı sıra kazandibi, muhallebi, sütlü aşure, sütlü baklava, sütlü kadayıf ve sütlü irmik helvası gibi lezzetler de geleneksel Ramazan tatlıları olarak sofralarda yerini alır. Anadolu ve Osmanlı mutfak kültürünün zenginliğini her açıdan simgeleyen tatlı tarifleri hafifliği ve dengeli yapısı ile dikkat çeker. Süt ve şekerin dengeli bir lezzet sağladığı Ramazan tatlı tarifleri, yüzyıllardır süregelen bir geleneğin ürünüdür.

Her defasında üzerine yeni bir yorum katılarak günümüzdeki hâlini alan sütlü tatlılar, yokluğun getirdiği mucizevi buluşlardır. Süt ve tatlandırıcı bir ürünün yan yana kullanılması kadar ürünlerin israf olmaması için tatlıya dönüştürülmesi de bu tariflerin önemini artırır. Sütlaç ve güllaç gibi geleneksel sütlü tatlılar, pirinç ve yufka gibi malzemelerin israf olmasını önlemek amacıyla keşfedilmiş tariflerdir.

Her zaman en az malzemeyle en bereketli lezzetleri ortaya çıkarmayı hedefleyen Anadolu mutfak kültürü, tatlılarında da bu irfanı devam ettirmiştir. Ramazan ayının en sevilen iki tatlısı güllaç ve sütlaç tariflerini tüm detayları ve püf noktalarıyla aşağıda bulabilirsiniz.

Güllaç Tarifi

Ramazan ayının habercisi ve simgesi sayılan lezzetlerin başında, güllaç tatlısı yer alır. Hafifliği ve ipeksi dokusuyla her damak tadına hitap eden güllaç, bol sütlü şerbetiyle bilinir. İncecik güllaç yufkalarının sütle ıslatılması sonucu elde edilen bu tatlı, birkaç temel malzeme ile hazırlanır. Bereketli ve düşük maliyetli bir tarif olması güllaç lezzetinin her sofrada kendine yer bulmasını sağlar.

Güllaç Görseli
Güllaç Görseli

Verdiğimiz tarifle 8-10 kişilik, bir tepsi güllaç hazırlayabilirsiniz. Porsiyonları büyük tutmak isterseniz 6 kişinin doya doya yiyeceği kadar bereketli bir tarif olduğunu söylemek mümkündür. Ortalama 20 dakikada hazırlanan güllaç tatlısı, birkaç saat buzdolabında dinlendikten sonra servise hazırdır. Küçük dokunuşlarla lezzet kazanan güllaç tarifi için gerekli malzemeler ve hazırlık aşamaları aşağıdaki gibidir:

Güllaç Tarifi için Gerekli Malzemeler:

  • 12 adet büyük güllaç yaprağı
  • 1,5 litre süt
  • 2 su bardağı toz şeker (İsteğe göre 1,5 bardak da kullanılabilir)
  • İri taneli çekilmiş ceviz içi
  • 2 yemek kaşığı içilebilir gül suyu

Üzerini Süslemek için:

  • Toz Antep fıstığı
  • Nar taneleri veya kiraz şekerlemesi

Güllaç Tarifinin Hazırlanışı:

  • Güllaç yapraklarını ıslatacak şerbeti hazırlamak için süt ve şeker tencereye alınır. Toz şeker tamamen eriyene kadar kısık ateşte süt ısıtılır ancak kaynamasına izin verilmez. Şeker eridikten sonra şerbetin altı kapatılır ve soğuması için bir kenara alınır.
  • Sütlü şerbet oda sıcaklığında bekletilip el yakmayan ısıya ulaştığında güllaç yapımına başlanır. Sütlü karışım sıcakken dökülürse güllaç yapraklarını eritir ve tatlının kıvamı hamur olur. Bu sebeple sütün ılıkken kullanılmasına dikkat edilir.
  • Nişasta ile hazırlanan güllaç yapraklarının bir yüzü parlak diğer tarafı ise mat görünümlüdür. Tepsinin ilk katına, parlak yüzeyi üstte kalacak şekilde kuru bir güllaç yaprağı serilir.
  • Kuru yaprağın üzerini ıslatmak için 1-2 kepçe sütlü şerbet, tepsinin her noktasına eşit miktarda dökülür. Tatlının servisini kolaylaştıran bu aşama, güllacın altının hamur olmasını engellerken ilk katmanın yumuşamasını sağlar.
  • Güllaç yapraklarını tepsinin şekline göre bölüp her katta eşit kalınlık olacak şekilde pay edebilirsiniz. Kuru yaprağı tepsiye dizip üzerine sütlü şerbeti gezdirme işlemi, 6 kat boyunca tekrar ettirilir.
  • 6. kat güllaç yaprağı da şerbetle ıslatıldıktan sonra üzerine dövülmüş ceviz serpilir. Her porsiyonda kaşığa ceviz gelmesi için tüm yüzeye eşit kalınlıkta yaymaya dikkat edilir.
  • Cevizle buluşan güllacın üzerine yine kuru bir güllaç yaprağı serilip sütle ıslatılır. Cevizlerin kısmın üzerine, yine 6 kat boyunca olacak şekilde güllaç yaprağı dizilir ve sütle ıslatılır.
  • Toplamda 12 kat güllaç yaprağını tepsiye dizip ıslattıktan sonra kalan sütlü şerbetin içine 2 yemek kaşığı içilebilir gül suyu ilave edilir. Tatlının en üst katına, gül suyu ile lezzetlenen şerbetli sos gezdirilir.
  • Hazırlanan güllacın üzeri kapatılır ve en az 2-3 saat kadar buzdolabında dinlenmesi sağlanır.
  •  Buzdolabında soğuyan güllaç tatlısı, kendini toplar ve bir miktar daha şişip hacim kazanır. Dolapta soğurken tüm lezzetleri harmanlanan güllaç, kolaylıkla servis edilir.

    Tatlıyı istediğiniz boyutta dilimledikten sonra güllaç porsiyonlarının üzeri fıstık, nar ve kiraz şekeri gibi ürünlerle süsleyebilirsiniz. Tabağa alınan güllacın üzerine yine sütlü şerbetten gezdirerek tatlının daha kıvamlı ve lezzetli olmasını sağlayabilirsiniz. Afiyet olsun.

Fırında Sütlaç Tarifi

İpeksi kıvamı ve yumuşacık dokusuyla yediden yetmişe herkesin sevdiği fırın sütlaç, Ramazan sofralarının da vazgeçilmez tatlısıdır. Hafif ve serinletici sütlü tatlıların gözdesi bu tarif, düşük kalorili ve doyurucu olmasıyla bilinir. Kökeni Osmanlı mutfağına kadar uzanan sütlaç tarifinin her yörede farklı bir versiyonu ile karşılaşmak mümkündür.

Fırında Sütlaç Görseli
Fırında Sütlaç Görseli

Sunumu, karamelize olmuş yüzeyi ve süslemesiyle Ramazan sofralarında göz dolduran fırın sütlaç tarifini tüm püf noktalarıyla paylaşıyoruz. Tercih ettiğiniz porsiyonların boyutuna göre 4-6 kişi için ideal olan fırın sütlaç tarifi için gerekli malzemeler ve yapım aşamaları aşağıda mevcuttur.

Fırın Sütlaç için Gerekli Malzemeler:

  • 1 litre yağlı süt
  • 1 su bardağı toz şeker
  • ½ su bardağı pirinç
  • 3 yemek kaşığı buğday nişastası
  • 1 paket şekerli vanilin / 3-4 damla vanilya özütü
  • ½ su bardağı soğuk süt
  • Üzerini süslemek için toz fındık ve Antep fıstığı

Fırın Sütlaç Yapımı:

  • Fırın sütlaç tarifinin ilk adımında, pirinçler haşlanır. Yarım bardak pirinç, beyaz renkli suyu çıkana kadar süzgeçle yıkanır ve derin bir tencereye alınır. Üzerine 2 su bardağı soğuk su eklenip orta kısık ateşte yumuşayana kadar kaynatılır. Pirincin tabana yapışmaması için kaynama sonrası en kısık ateşte pişirmeye ve az miktar suyun tencerede kalmasına dikkat etmelisiniz.
  • Kaynayan pirincin üzerine sütlaç için gerekli diğer malzemeler ilave edilir. Sütün bir anda sıcakla temas edip kesilmemesi için tencereye dökerken tel çırpıcı yardımıyla durmadan karıştırmak gerekir. Bu sayede süt ve pirincin ısıları dengelenir ve homojen bir kıvam kazanır. Daha sonra vanilya da eklenip süt kaynayana kadar orta ateşte pişirmeye devam edilir.
  • ½ bardak soğuk süt ve 3 yemek kaşığı buğday nişastası, ayrı bir kasede birleştirilir. Süte karışan nişastanın topaklanmasını önlemek için pürüzsüz kıvam alana kadar çırpmak gerekir.
  • Pirinç ve süt karışımı ocakta kaynadıktan sonra tencereye 2 su bardağı şeker ilave edilir. Şekerin kaynama sıcaklığıyla erimesini sağlayan bu aşamada sütle açılmış nişastalı karışım da tencereye yavaş yavaş dökülür. Tel çırpıcı yardımıyla pirinçleri ezmeden tüm nişastanın süte karışıp kıvam vermesi sağlanır. İlk başta hızlı karıştırmak ve ardından tencerenin dibini tutmaması için yavaş hareketlerle zemine temas ederek ara ara karıştırmaya devam etmek yeterlidir.
  • Sütlaç kaynayıp kıvam alana dek ara ara karıştırma işlemi tekrarlanır. Ortalama 10-15 dakika boyunca kısık ateşte kaynayan sütlacın altı kapatılır. İlk sıcağı çıkan sütlaç, porsiyonlamak için hazırdır.
  • Zeminine soğuk su doldurulmuş fırın tepsisine ısıya dayanıklı kaseler veya porsiyonluk güveç kapları yerleştirilir. Tepsideki suyun, fırın kaselerinin yarısına kadar ulaşmasına dikkat etmelisiniz.
  • Sütlaç, kepçe yardımıyla kaselerde 1 parmak boşluk kalacak şekilde porsiyonlara ayrılır. Kaseleri tam doldurmamak, sütlaçların fırında fokurdayıp taşmaması açısından önemlidir. Güveçlere paylaştırılan sütlaçlar, üzeri kabuk tutması için yarım saat kadar oda sıcaklığında bekletilir. Bu sayede sütlacın en üst katmanı fırında kolaylıkla pişip karamelize hâle gelir.
  • 180 derece, fansız ve sadece üst ayarı açık olacak şekilde fırın ısıtılır. Sütlaçların dizildiği tepsi, fırının en üst rafına yerleştirilir. Sütlaçların yanmaması için kontrollü pişirme yapılır. Sütlacın içindeki şeker çok hızlı yandığından gereğinden fazla kızarması acı bir tat bırakabilir. Ortalama 5 dakika içinde sütlaçların yeterince kızaracağını söylemek mümkündür. Bu aşamada fırının başında beklemenizi ve sürekli kontrol etmenizi öneririz.
  • Fırından çıkan sütlaçların oda sıcaklığına geldikten sonra buzdolabında dinlendirilmesi gerekir. Ilık ve soğuk olarak tüketilebilen fırın sütlaçlar, toz fındık ve fıstık ile süslenip servis edilir.

Yukarıda verdiğimiz sütlaç tarifini fırında kızartmadan da porsiyonlamanız mümkündür. Kaynayıp ilk sıcağı çıkan sütlaç karışımı, istenen boyutlarda kaselere pay edilerek soğutulur. Üzeri beyaz kalan sütlaçlar, buzdolabında dinlendikten sonra tarçın ve fındıkla süslenerek servis edilir.

İftardan Sonra Sütlü Tatlı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

İftardan sonra tüketilecek sütlü tatlıların çok büyük porsiyonlu olmamasına dikkat edilmesi gerekir. Gün boyu aç ve susuz kalan mide, iftar sonrası hızlı bir çalışma temposuna girer. Özellikle iftar saatinde aceleci davranıp çok fazla yemek, mideye ekstra yük binmesine ve kan şekeri dengesinin bozulmasına sebep olur.

Bu sebeple Ramazan ayında şerbetli ve hamur ağırlıklı tatlılar yerine, sütlü tarifleri tercih edilmesi tavsiye edilir. Çok şekerli ve yağlı ürünler yerine lezzetini süt ve diğer hafif malzemelerden alan tarifler, sindirim kolaylığı açısından faydalıdır. İftardan hemen sonra tatlıya geçmek hem mideyi hem de kan şekeri dengesini yorar. Bu sebeple yemekten 1-2 saat sonra tatlıya geçmek veya orucu tatlıyla açmak daha sağlıklıdır. İftarda çok çeşitli yemeklerin tüketilmesi ve hemen tatlıya geçilmesi insülin direncini tetikler.

Güllaç, sütlü aşure, sütlaç ve muhallebi gibi sade ve kalorisi düşük tatlılar, Ramazan sofraları için idealdir. Muhallebi kullanılarak çok sayıda tatlı tarifi hazırlayabilirsiniz. Saray sarması, lokmalık tatlılar veya kazandibi gibi sayısız tarif, sütlü tatlılara örnektir. Geleneksel tatlılardan devam edenler ise güllaç ve sütlaç tariflerine öncelik verebilirler.

İftar sonrasında hemen gelen tatlı krizini olabildiğince ertelemek ve bastırmak gerekir. İftarı hurma ile açmak tatlı krizini büyük oranda azaltır ve midenin dinlenmesi için gerekli zaman dilimini oluşturur. Ayrıca bol miktarda su tüketimi de kan şekerini dengeleyen ve tatlı yeme isteğini azaltan bir girişimdir. Gün boyu susuz kalan vücut, şeker isteğiyle bu açığa geçici bir çözüm bulmak ister.

Yemekle beraber veya hemen ardından tatlı tüketmek yerine 1-2 saat dinlenip tatlıya geçmek isteği minimuma düşürür. Böylece daha fazla tatlı tüketmek yerine tavsiye edilen miktarla şeker isteğini bastırabilirsiniz. 1 porsiyondan fazla sütlü tatlı tüketimi de Ramazan ayında kan şekeri dengesini bozabilir. 1 porsiyonunda 285 kalori bulunan sütlaç, günlük tatlı ihtiyacını karşılamak için yeterli bir seçenektir.

Daha yüksek kalorili tarifler yerine pirinç ve sütün birleşimiyle doygunluk hissini devam ettiren hafif tarifleri tercih edebilirsiniz. Sütlü tatlıları sıcak sıcak tüketmek de lezzet alma hissini bastırır ve daha fazla porsiyon yenmesine yol açar. Bu nedenle sütlü tatlıları buzdolabında dinlendirdikten sonra tüketmek hem lezzet hem de kalori dengesi bakımından daha faydalıdır.

Dikkatinizi Çekecek Diğer Tatlı Tariflerimiz:

  1. Meksika Fasulyeli Browni Tarifi
  2. Aşure Nasıl Yapılır? Adım Adım Mükemmel Tarif
  3. Chialı Çilekli Puding Tarifi